AKHİSAR KULİS HABER

10 TL

10 TL
Melda Aslı( meldaasli@akhisarkulishaber.com )
Melda Aslı’nın kaleminden “Başka Açıdan” adlı fark yaratan yazıları her Pazartesi akhisarkulishaber.com’da.
06 Eylül 2021 - 0:10

Kimimiz 10 liralık bir banknot üzerinde tesadüfen, kimimiz ise; matematik veya tarih dersinde öğretmenimizin kısaca bahsetmesi ile onu tanıdık. O, değeri az anlaşılan ve az tanınan, Cumhuriyetimizin yetiştirdiği matematik dehası: Ordinaryüs Profesör Doktor Cahit Arf

Cumhuriyet döneminde yetişen en önemli Türk matematikçilerden biri olan Cahit Arf, yetenekleri ve sorgulayıcı karakteri sayesinde dünya çapında bir üne kavuşarak bilim dünyasının parlayan yıldızı olmayı başarmıştır.  Matematik alanına getirdiği kavramlar ve yetiştirdiği öğrencilerle Türkiye’de bilimin yeniden canlanmasını sağlayan Arf, evrensel bir çizgide ilerleyerek zekasını tüm dünyaya göstermiştir.

1910 yılında, o zamanlar Osmanlı topraklarında olan ve Atam’ın doğduğu yer Selanik’te dünyaya gelen bu ünlü beyin, Balkan Savaşı başlayınca ailesiyle birlikte İstanbul’a göç etmek zorunda kalır. Henüz 5 yaşındayken ilkokula başlayan Arf, boş zamanlarında kâğıttan oyuncaklar icat ederek farkında olmadan zeka gelişimine önemli katkılarda bulunur. İlkokul yıllarında dil bilgisine olan ilgisi İzmir’e gittiklerinde tamamen matematiğe kayar. Bazı insanların hayatı iyi bir öğretmene rastlayınca değişir. 5.sınıfa başladığında matematik öğretmeni, Cahit Arf’teki zekayı keşfeder ve bunu ilmek ilmek işler. Öğretmeni sayesinde  Arf, sorgulayıcı bir bakış açısı kazanır. Yine öğretmeninin yönlendirmesiyle Öklit geometrisinden Pisagor’a kadar olan bütün teoremleri yeniden ispat eder. Arif’in yeteneklerinin farkında olan ailesi, çocuğunun daha iyi eğitim almasını sağlamak için onu Fransa’ya gönderir. Fransa’daki okulunda dünyaca ünlü bilim adamları da öğrenim görmektedir. Üstün zekasını orada da kanıtlayan Arf, liseyi 3 yerine, 2 senede bitirir. Genç dahi, vatanını çok sevmektedir. Bir an önce ülkesine dönüp kendi yurdunda çalışmak, öğrenciler yetiştirmek istemektedir ve hiç beklemeden Türkiye’ye döner ve Galatasaray Lisesi’nde öğretmen olarak işe başlar. Matematiği hayatının merkezine koyan Cahit Arf, bu alandaki ilmini ileri boyuta taşımak için gittiği Almanya’da ünlü Alman matematikçi Hasse’nin doktora öğrencisi olur. Orda çalışmalarda bulunur; ancak, “ille de vatanım” diyen Arf, tekrar Türkiye’ye döner ve buradaki çalışmalarıyla da İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi’nde profesörlüğe ve ordinaryüs profesörlüğe yükselir.

Ordinaryüs profesör olmak hiç de kolay değildir. Ordinaryüslük ünvanı, 1960’tan önce Türk üniversitelerinde kullanılan ve alanında yaptığı başarılı çalışmalardan dolayı profesörlere verilen akademik bir ünvandır. Türk üniversitelerinde en az 5 yıl profesörlük yapmış, uzmanı olduğu alanda akademik makaleler yayınlamış, özel çalışmalarla yeni bilgilere ulaşmış ve öğrenmeyi kolaylaştıran metotlar ortaya çıkarmış, üniversite öğretim üyeleri ve yönetimi tarafından seçilmiş, kendisine ait bir  kürsünün  yönetimi verilmiş olması bu ünvana sahip olmak için gerekli şartlardandır. Bu ünvan daha çok “profesörlerin başı”, “hocaların hocası” gibi anlamlarda kullanılır. 

Hiç yılmadan, durmadan çalışan Arf, 1964 yılında TÜBİTAK’ın ilk bilim kurulu başkanı olur.  Emekli olduktan sonra da  kurumun gelişmesinde emek vermeye devam eder. 1974 yılında “Tübitak Bilim Ödülü”nü kazanır.

Yaptığı çalışmalar ve matematik bilimine kazandırdıkları ile cebir konusunda dünyaca ünlü bir  insandır. “Arf Sabiti”, “ Arf Kapanışları” ya da “ Arf Halkaları” gibi literatürde adıyla anılan terimlerin  yanı sıra “Hasse – Arf Teoremi” adıyla anılan teoremi matematik bilimine kazandırır.

1997 yılında ağır bir kalp hastalığı nedeniyle vefat eder.

Cahit Arf’ın matematiğe katkıları saymakla bitmez. Son derece bilgili bir insan olmasının yanı sıra kişiliği de en az bilgisi kadar engindir. Son derece nahif, kibirsiz, her fırsatta vatanına faydalı olabilmek için koşturan, gayet esprili, sebatkar bir kişiliğe de sahiptir.

Çoğu insan için matematik anlaşılması güç, can sıkıcı bir ders olarak görülür. Bu yüzden de çok sevilmez. Oysa her konuda olduğu gibi matematikte de düzenli çalışma, sabır ve disiplinle başarı sağlanır. Bir kere matematiğin o efsunlu dünyasına dalan kişi, artık ondan kopmaz, kopamaz. Matematik zekayı kullanmayı öğreten, sonuca farklı yollardan varılabileceğini gösteren bir bilimdir. Matematikçi ise; sahip olduğu geniş bilgisi ile problemleri çözen, var olan prensipleri anlamak ve aralarındaki ilişkileri keşfetmek için araştırma yapan, yeni prensipler bulmaya çalışan kişidir. Bilim insanı, bu meşakkatli çabasıyla hiç durmadan, yılmadan çalışır.

Çoğumuz için sadece cebimizdeki kırmızı paranın arka tarafındaki o yüz, bilim dünyası için büyük işler yapmış bir dâhidir. Unutulmamalıdır ki gerçeğin arayışındaki insanlar, içinde yaşadıkları çağın ve toplumun gelişmesine katkıda bulunurken çoğu zaman sahnenin arkasında kalmayı göze alırlar. Onları hatırlamak görevimiz, onlarla gurur duymak hakkımızdır.

Sevgiyle kalın!

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

Copyright © 2020 Tüm Hakları Saklıdır. Akhisar Kulis Haber Sitesinde yer alan tüm eserler (yazı, resim, görüntü, fotoğraf, video,vb.) kaynak gösterilmeksizin kullanılamaz.