AKHİSAR KULİS HABER

BİR İNSAN NASIL DOĞAR YENİDEN?

BİR İNSAN NASIL DOĞAR YENİDEN?
Esra Sinem Karataş( esinemkaratas@akhisarkulishaber.com )
Esra Sinem Karataş’ın kaleminden “İçimden Geldiği Gibi” adlı fark yaratan yazıları her Cuma akhisarkulishaber.com’da
08 Ekim 2021 - 0:28

Bir insanı yeni baştan hayata, ne doğurabilir ki aşktan başka?   

Ev, evlilik ilişkiler, yaşam konularında etrafında öyle bir yarış var ki çoğunlukla anlam veremeden, aval aval seyrediyorum olanı biteni. Herkes iyi dekore edilmiş, konforlu bir ev, güzel kıyafetler, elektronik aletler ve yaşamı kolaylaştıran imkanları elbette ki isteyebilir. Bunların hepsi insanların tüketimi ve daha iyi yaşaması için sunuluyor elbette. Ama arabaların bir heves, hani ya da tatmin edici bir değişim halini alıp, yaşam biçimi olması. Neymiş, insanların değişikliğe ihtiyacı varmış! Var! Kimin değişikliğe ihtiyacı olmaz ki! Eee bu neyle olacak? Özellikle de kadınlarda olan bu değişiklik hevesi çoğunlukla ihtiyaçtan falan kaynaklanmıyor! Pahalı oyuncaklarla avunmak dersek sanırım daha doğru bir laf etmiş oluruz. İnsanlar, hayatlarından bunaldıkça, bunun nedenini, eksiğin nerede olduğunu arayacağı yerde evlerinde, arabalarında “mamurluyorlar”.

Bu, evlerin içindeki ilişkileri tamir etmek, düzeltmek, yapılandırmaya çalışmak, sorgulamakla alakalı bir ilgi değildir. Yeni ve çok da kullanılmayan evlerin, eşyaların değiştirilip, etrafa şov yapılmasıdır kastım. Iyi evlerde oturmak, iyi araba sahibi olmak, o ev ve arabalarda değişiklik yapmak bir prestin ve şov halini almıştır. Bu, bahsettiğim değişiklikler dar ve sıkışmış yaşamlarda kısa da olsa bir soluk almayı sağlar. Perdeler, örtüler, halılar, henüz yıpranmayan ve aslında ihtiyaçtan olmayan koltuklar, beyaz eşyalar, televizyonlar, cep telefonları, ne çok şey değiştirilir. Onların ne ise yaradığını, neden hayatlarımızda oldukları sorgulamadan bir yeni modeli, daha iyisi, daha gösterişlisi girer yaşamlara.  Aslında istenilen “yeniliğin ‘içte bir yerlerde ya da altta gerilerde olduğunu ve bununla yüzleşmenin kolay olmayacağı gerçeği bekler hep kapıda.  Boşluklarla, üretimsiz, heyecansız ve usançla, aynı geçen saatler, günler, yaşamlar sorgulamadan kolay olan seçilir, paralar harcanarak yenilenir eşyalar… 

Görmüyor musunuz etrafta birbirine benzeyen ne çok insan var? Ne çok gülüş ne çok tavır.  Odalar içinde sevdanın, aşkın, çocuğun, heyecanın kahkahanın izi olmadıkça ve huzurlu paylaşımcı anlara tanık değilse o duvarlar, birbirimize set çekmekten başka ne ise yarayabilir o soğuk evler, biri söylesin bana?  “Dışarda gürül gürül akan bir dünya “diye seslenmekte Ahmed arif, “hasretinden prangalar eskidiği “sevgilisine…  Hem de “haberin var mı… terk etmedi sevdan beni “dediğinde.  

Dünyada söylenmemiş bir şey kalmamışsa bile, artık yeni bir şey söylemenin, denizde dalgalanmanın sevmenin tam zamanıdır…  Betonlar arasına sıkışmış yaşamlarımızla, Ahmet Okan şarkısındaki gibiyiz: “Hiç bu denli unutmamıştık yaşamayı, gülmeyi, sevişmeyi ve şarkı çalmayı”…..

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

Copyright © 2020 Tüm Hakları Saklıdır. Akhisar Kulis Haber Sitesinde yer alan tüm eserler (yazı, resim, görüntü, fotoğraf, video,vb.) kaynak gösterilmeksizin kullanılamaz.