AKHİSAR KULİS HABER

KARŞILIKSIZ SEVGİ

KARŞILIKSIZ SEVGİ
Melda Aslı( meldaasli@akhisarkulishaber.com )
Melda Aslı’nın kaleminden “Başka Açıdan” adlı fark yaratan yazıları her Pazartesi akhisarkulishaber.com’da.
11 Ekim 2021 - 7:52

Bir dost düşünün…Her gün sizinle güne başlayan, günü sizinle bitiren. Yemek saatlerini birbirinize göre ayarladığınız, elinizden geldikçe de her türlü etkinliğe birlikte katıldığınız. Konuşmadan göz göze gelmeniz yetiyor birbirinizi anlamaya. Ne dedikodu var aramızda ne de  çekememezlik. Siz ona kızsanız bile size kızmayan, küsmeyen bir arkadaş. Ağzı var, dili yok. Saf sevgi! Hesap kitap yapmadan… Ego savaşı değil, kalplerin birleşmesidir bu ilişkinin temeli.

İnsan okurken nasıl da imrenip “Keşke benim de böyle dostum olsa! ” diyor, değil mi? Patili-patisiz, tüylü-tüysüz dostlarımızdan bahsediyorum. 

Kimisi hayatımıza ansızın girer. Ev-iş yolumuzda sürekli karşımıza çıkar, balkon-kiler-bahçemizi mesken edinir. Kimisi de bazen doğum günü hediyesi bazen karne hediyesi olarak girer hayatımıza. Kiminin hayatındaki olmazsa olmaz parça bulunmuştur artık. Kiminin de hevesi geçince bakımları meşakkatli ve/veya masraflı denilerek de kendilerini sokaklarda bulur hayvanlar. Alıştıkları ev ortamından sonra dış dünyadaki hayat daha çetin olduğu için ya çok zor alışır ya da hiç alışamaz ve kısa zamanda bu dünyadan ayrılırlar.

Tüm dünyada 4 Ekim, “Hayvanları Koruma Günü” olarak kutlanır. Türk Anayasası‘na göre hayvan hakları 5199 sayılı kanun ile belirlenmiştir. Anayasamızdaki insan dışındaki her şey “mal” ya da “ eşya” olarak geçtiğinden hayvanlar da bu statüde değerlendirilir. Bu sebeple onlara verilen zarar suç değil; kabahat olarak geçer. Bu yasanın ihlalinin cezası paradır ve hayvana eziyet edilmesi durumunda  eziyet eden kişi para cezasını ödeyip bu cezadan kolayca kurtulur; ayrıca adli sicil kaydında da görünmez. Cezanın bedelleri ise, her sene Orman ve Su İşleri Bakanlığı tarafından belirlenir. 

Kültürümüzde hayvanların insanlardan ayrılmaz bir yanı vardır aslında. At-avrat-silah üçlemesi bir erkeğin ve erkekliğin ayrılmaz parçalarıdır ve güç göstergesidir.

Atasözlerimizde, deyimlerimizde hatta argo cümlelerimizde de geçerler.  Kuş olup uçtu derler ölene, kedinin ciğere baktığı gibi derler özenene, balık hafızalı derler unutkana, çifte kumru derler aşıklara, çantada keklik derler kolay işlere, fil hafızalı derler zor unutana, şahin gözlü derler gözleri iyi görene, köpek gibi pişman derler çok pişman olana, angut gibi bakma derler anlamsız bakana…

Bizler onlar için yerli yersiz yakıştırmalar yaparken onların bize biçtiği değeri çoğu kez göremiyoruz bile.

Tokyo Üniversitesi Ziraat Fakültesi’nde görevli bir profesör, Akita cinsi yerel bir köpeği sahiplenir. Bu köpek ile arasındaki bağ günden güne güçlenen profesör, işe giderken metroya kadar köpeği tarafından götürülür, iş dönüşünde metro durağında köpeği tarafından karşılanır. Bu rutin yaklaşık 2 yıl boyunca devam eder. Bir gün, profesör okulda kalp krizi geçirir ve ölür. Sabah metro durağına profesörü bırakan Hachiko isimli köpek, akşam onu karşılamak üzere yine durağa gider ve sahibini beklemeye başlar. Ev halkı hastaneden eve döndüğünde evde köpeğin olmadığını fark eder ve onu gidip duraktan alır. Hachiko ise, sabah ilk iş durağa gider ve beklemeye koyulur. Sabahtan akşama kadar yine bekler. Bu durum günlerce sürer. Bekleyen köpeği eve getirmek için çok uğraşır aile. Tam 9 yıl boyunca sahibinin gelmesini bekler zavallı köpek. Beklediği yerde de 1935 yılında ölür. Tokyo Metrosu  Shibuya İstasyonu girişinde Japonya insan-hayvan ilişkisinin en güzel örneği olarak bu ilişkiye ithafen Hachiko’nun sahibini beklediği yere onun heykelini dikerler.

İnsan-hayvan-doğa üçgeninde, güçler arasında üstünlüğün olmadığı, birbirini dengeleyen bir bütün olarak görüyorum yaşamı. Bu dünyada yaşamaya bizim ne kadar hakkımız varsa onların da o kadar hakkı vardır. Dolayısıyla ortada kutlanacak bir güne ve korumaya alınacak canlılara ihtiyaç yoktur, olmamalıdır da. Bu fikirle geçen haftaki yazımı beni etkileyen başka bir konuda yazmıştım; ancak ne yazık ki onları koruyabilecek bir dünyada yaşamıyoruz henüz. Ve her hatırlatma bir farkındalık yaratacaktır.

Ne zaman ki, kalplerinde bize küçük bir yer açmayıp, tüm kalplerini veren o canlılar ile konuşmaya gerek duymadan anlaşabileceğiz, işte o gün gerçek insan olma yolunda en büyük adımı atmış olacağız. Bir şarkının da sözlerinde geçtiği gibi: “ Bütün insanlar suçlu değildir ama bütün hayvanlar masumdur.”

Sevgiyle kalın!

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

Copyright © 2020 Tüm Hakları Saklıdır. Akhisar Kulis Haber Sitesinde yer alan tüm eserler (yazı, resim, görüntü, fotoğraf, video,vb.) kaynak gösterilmeksizin kullanılamaz.