AKHİSAR KULİS HABER

KASIMDA AŞK BAŞKADIR

KASIMDA AŞK BAŞKADIR
Melda Aslı( meldaasli@akhisarkulishaber.com )
Melda Aslı’nın kaleminden “Başka Açıdan” adlı fark yaratan yazıları her Pazartesi akhisarkulishaber.com’da.
08 Kasım 2021 - 1:08

 “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’nin resmî tebliğidir:

Türk Milleti’nin ulu şefi, insanlığın büyük evlâdı Atatürk, dünyaya gözlerini kapadı.

Milletimize, içimiz yanarak bu tarife sığmayan kaybından dolayı en derin taziyelerimizi sunarız. Kederlerimizin tesellisini ancak ve ancak onun büyük esrine bağlılıkta ve aziz vatanımızın hizmetinde ararız. Ölmez olan onun büyük eseri Cumhuriyet Türkiye’sidir. Türk Milleti! Kurtarıcını ve en büyük evladını kaybettin! Sen sağ ol…

Tarih 10 Kasım 1938, Perşembe.
Saat 10.00”

Ankara Radyosu’nun yaptığı bu yayınla Atamız’ın vefatı tüm dünyaya duyuruldu. Sadece Türkçe değil aynı zamanda Almanca, Arapça, Bulgarca, Farsça, Fransızca, Hırvatça, İngilizce, İtalyanca, Macarca, Rusça, Sırpça ve Yunanca olmak üzere 12 yabancı dilde yapıldı yayın. Hiç kuşkusuz, O’nun ölümü, hem yurt içinde hem yurtdışında büyük yankılar uyandırdı. Sadece Dolmabahçe Sarayı’ndaki cumhurbaşkanlığı forsu ve Türk Bayrağı değil, bütün kurumlar ve yabancı temsilcilikler de bayraklarını yarıya indirdi. Tüm camilerde Atamız için mevlüt okutulduğu gibi, bütün kilise ve havralarda da ayinler düzenlendi. Hindistan’da, İran’da yas ilan edildi; Beyrut, Şam, Kuzey Afrika ve Hindistan’da Türkiye’nin ve dünyanın en büyük evlatlarından biri olan Atatürk için özel anma törenleri düzenlendi. Birçok devlet başkanı, taziye telgrafları gönderdi.

10 kasım - 2

11 Kasım’da Atamız’ın naaşı, İstanbul Üniversitesi İslam Tetkikleri Enstitüsü Başkanı Ordinaryus Profesör Şerafettin Yaltkaya’nın nezaretinde özel hâfızı tarafından yıkandı. Patolojik anatomi profesörleri tarafından tahnit işlemi yapıldı. (Bu işlem, cesedin bozulmaması için iç organların çıkartılarak çeşitli kimyasallarla bedenin ilaçlanmasıdır.)

16 Kasım tarihinde Dolmabahçe Sarayı’nın büyük salonunda Türk Bayrağı’na sarılı ve başında silah arkadaşlarının nöbet tuttuğu tabut; kadın erkek, genç yaşlı, Müslüman Hristiyan Musevi, Rum Ermeni demeden gözü yaşlı insanlar tarafından üç gün üç gece boyunca ziyaret edildi.

Akıllara bir soru geldi. Atası’nı son yolculuğunda yalnız bırakmayacak olan bu halk, cenaze namazını hangi camide kılacaktı? Bu insan selini kaldırabilecek bir cami henüz inşaa edilmemişti. Bunun üzerine Dinayet İşleri Başkanı Mehmet Rifat Börekçi’ye danışıldı. Kendisi “Mustafa Kemal Atatürk’ün cenaze namazı, tertemiz hale getirdiği vatan toprağının her yerinde kılınabilir.” dedi.

19 Kasım tarihinde Dolmabahçe Sarayı’nda cenaze namazı, Ordinaryüs Profesör Şerafettin Yaltkaya tarafından kıldırıldı.12 generalin omzunda taşınan tabut sarayın dış kapısına çıkarıldı, top arabasına konuldu ve Gülhane Parkı’na götürüldü. Buradan bir torpido ile Yavuz Zırhlısı’na aktarıldı. Törene katılmak için gelen yabancı ve yerli gemilerin eşlik ettiği cenaze, İzmit’e getirildi. Buradan da özel bir trenle Ankara’ya doğru yola çıktı.

10 Kasım - 1

Atatürk’ün vefatı üzerine cumhurbaşkanı seçilen İsmet İnönü, meclis başkanı, bakanlar, genelkurmay başkanı, milletvekilleri, ordu ve devlet ileri gelenleri tarafından cenaze karşılandı, meclis önünde hazırlanan katafalka konuldu. Atalarına minnetini göstermek üzere toplanan Ankara halkı da onun cenazesi önünden saygıyla geçerek son görevini yerine getirdi.

21 Kasım 1938 Pazartesi günü sivil ve askeri yöneticiler ile yabancı devlet temsilcilerinin hazır bulunduğu ve onbinlerce insanın katıldığı büyük bir tören yapıldı. 15 sene sonra ulaşacağı ebedi mabedi olan Anıtkabir’e kadar Etnografya Müzesi’nde hazırlanan geçici kabre konuldu.

10 Kasım 1953’te büyük bir devlet töreni ile Etnografya Müzesi’nden alınan Atatürk’ün naaşı, İslami usullere göre kefenlendi ve yüzü Kıble’ye bakacak şekilde Anıtkabir’e defnedildi. Atam, Suriye’deki Süleyman Şah Türbesi’nden, Kore’deki Türk Şehitliği’ne; Selanik’te doğduğu evin bahçesinden, Kıbrıs’a ve o zaman altmış yedi tane olan illerden getirilen toprakların harmanlandığı vatan toprağında yatar.

Mustafa Kemal vasiyetinde kendisi için bir kabir seçmez, “Milletim nereye istiyorsa oraya gömsün” der; ancak mal varlığının büyük bir kısmını Türk Tarih Kurumu ve Türk Dil Kurumu başta olmak üzere Türk Milleti’ne bırakır.    

57 yıllık ömrüne 11 savaş, 24 madalya, 7 nişan, 13 kitap, esaretten kurtulan bir ülke ve milyonlarca özgür insan sığdıran büyük insan Mustafa Kemal Atatürk için yazılıp dokuz tıp doktoru tarafından imzalanan ölüm raporunda “10 Kasım 1938 Perşembe sabahı saat dokuzu beş geçe, muazzez ve büyük hasta, terk-i hayat eylemiştir.” yazılıydı. Kim inanır o raporda yazılanların doğruluğuna! Eğer Atam öldüyse hepimizin 10 Kasımlarda yaşadığı aşk nedir?

Sevgiyle kalın!

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

Copyright © 2020 Tüm Hakları Saklıdır. Akhisar Kulis Haber Sitesinde yer alan tüm eserler (yazı, resim, görüntü, fotoğraf, video,vb.) kaynak gösterilmeksizin kullanılamaz.