AKHİSAR KULİS HABER

MÜKEMMELİYETÇİLİK

MÜKEMMELİYETÇİLİK
Sevda Bozacıoğlu( s.bozacioglu@akhisarkulishaber.com )
Sevda Bozacıoğlu’un kaleminden “Yakamoz Satırlar” adlı fark yaratan yazıları her Cuma akhisarkulishaber.com’da
01 Temmuz 2022 - 0:23

Kocaman bir evrenin içinde saklı olan hayatlarımız var. Yaşadığımız hayatlarımız farklı olsa da kişiler konumlar değişse de hep bir benzerini yaşarız aslında, değişik versiyonunu ya komşumuzdan ya arkadaşımızdan duyar dinleriz gündelik insan hallerini. Kimisi kayınvalidesiyle kimisi eşiyle, arkadaşıyla, komşusuyla ikili insan ilişkilerinde yaşadığı olaylarını anlatır. Herkes hayatı boyunca kendi tecrübesini kendine yol edinir o yolun iyi olduğunu karşısındakine göstermek hatta ispat etmek ister. Bu ispat çabası karşısındakini biraz yorabilir ister istemez Konu ve duygular aynı olsa da yaşantılar farklı olabilir. Herkes her şeyin en iyisini bilmek zorunda değil hayatla deneyimleyerek tecrübe edinerek kendi yolunu kendi çizer. İnsan yaradılış gereği her şeyi bilerek programlanmadı ki ya da senin başına gelenin aynısını o da yaşayacak diye bir durum da olmak zorunda değil.  Bazen bir yanlış bütün doğruları götürür ama hayat da öyle kapılar açar ki bazen o yanlış sayesinde bakış açımız yaşantımız değişir.  Kim bilir belki de doğru bildiğimiz yanlışlara elveda demenin zamanı gelmiştir. Mükemmeliyet duygusu hata yapmaya izin vermez hatayı kabul etmez. Farklı deneyimleri hayata geçirme fırsatı edindiğiniz zaman, empati yaptığınız zaman farklı olana saygı duymayı bildiğimiz kadar var oluruz hayatta ve toplumda.  Mükemmeliyetçiliği o kadar sahiplenmişiz ki yenilgi olarak görüyoruz yaşanmış tatsız olayları, bir bilgiyi paylaşırken kibir ve üstünlük çabası o kadar hâkim ki kimse benden daha iyisini yapamaz algısının önüne empati duygusu geçemiyor. Diğer türlüsünü yenilgi olarak kabul görüyor zihninde. Küçüklükten gelen değersizlik duygusu takdir edilmeme, beğenilmeme duygusuyla ilintili olduğunu düşünüyorum.  Her şeyi en iyi bilme duygusu o kadar hâkim gelmiş, çıtayı o kadar yükseltmişiz ki hastalığın bile en iyisi kendilerinde olduğunu ispat etmek isteyen insanlar var. Senin ki de hastalık mı bak bende daha afilisi var der olduk. Zaten benim yaşım ciddi hastalıkları ve ileri yaşlarda karşılaşabileceğim hastalıkları şimdiden sahiplenmeye sıcak bakmıyor ki. Demem o ki her şeyi sahiplenmeyi ve mükemmeliyetçiliği sahiplenmeyi abartmasak mı? Yemeğin iyisini, bilginin genişini farklı tecrübelerin zenginliğini bilmek öğrenilesi şeyler, hayat okulunda öğrenerek yürümüyor muyuz her birimiz? Sen adımlarını önden attın diye arkandan gelenin heyecanına ortak olmayı bir nebze olsun paylaşabilmeyi beceremiyor musun?

Tane tane pilav pişirmeyi 30 ‘unda öğrenmekte marifet, ehliyete 60’ında yazılmakta yarım kalan okulunu çocuğu kucağında bitirmekte…

Tolstoy 67 yaşında öğrenmiş bisiklete binmeyi saçı sakalı ağarmış senin ne işin var bisikletle diyen de olmuştur.  Takdir eden de. Biz dışardan etkenlere odaklanmayıp bize doğru gelen yoldan   gitmeyi bilelim yeter. Bu yoldaki diken de baş tacı gülde sonuçta her biri Tecrübe…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

Copyright © 2020 Tüm Hakları Saklıdır. Akhisar Kulis Haber Sitesinde yer alan tüm eserler (yazı, resim, görüntü, fotoğraf, video,vb.) kaynak gösterilmeksizin kullanılamaz.