AKHİSAR KULİS HABER

PİJAMALI UÇAK

PİJAMALI UÇAK
Melda Aslı( meldaasli@akhisarkulishaber.com )
Melda Aslı’nın kaleminden “Başka Açıdan” adlı fark yaratan yazıları her Pazartesi akhisarkulishaber.com’da.
25 Ekim 2021 - 4:54

Geçen haftaki yazımda Kushimoto’da batan Ertuğrul Fırkateyni’mizden bahsetmiş ve Kolombiya – Panama gezimden bir fotoğraf paylaşmıştım.

Bu fotoğrafta başımın üstünde bulunan tabelada üç tane yılın yazıldığını görürüz. Bunlardan ilki,1890, bahsettiğimiz Ertuğrul Fırkateyni’nin batış yılıdır. Gelelim şimdi ikincisi, yani, 1985 yılının hikayesine…

Irak- İran Savaşı’nda Saddam Hüseyin, 72 saat içinde  İran’ı bombalayacağını açıklar. Ülkedeki herkes canı için telaşa düşmüşken bir de ülkede bulunan yabancılar vardır. Tahran’da, Nissan fabrikasında çalışanların ailelerinin de olduğu 215 Japon yaşamaktadır. Japonya’dan kalkıp gelecek, onları kurtarabilecek bir uçağın havalimanına güvenli iniş garantisi yoktur. Avrupalı uçak firmalarından yardım istenir; ancak her havayolu önce kendi vatandaşını kurtarmak istemektedir ve Japonya’yı reddederler. Böylesi zor bir durumda Japonya’nın aklına, bir zamanlar bağrına bastığı Türkler gelir. Yardım umuduyla İran’daki Japon Büyükelçisi, bizim Tahran’daki büyükelçimizden yardım ister. Bu talep, Türkiye’ye iletilir. Türk Hava Yolları, böylesi zor bir görevi canı, malı pahasına kabul eder. İki uçak kalkar Türkiye’den. Uçaklar önce İran hava sahasına giremez, havada dolanırlar. Belli bir süre sonra izin çıkınca, Tahran’a inerler. Yolcular uçağın içerisine alınırken bombalar düşmeye başlar, çünkü 72 saatlik sürenin bitmesine 2 saat kalmıştır. Bu iki uçak, Japonları alarak Türkiye’ye getirir. Günler süren kabus artık bitmiştir. Uçaktan inen Japonların kimi zafer işareti yapar, kimi mutluluktan ağlar, kimi ise bizim vatan topraklarını öper. Japonlar bu olayı ‘Asrın Operasyonu’ olarak tanımlar.

0200

Bu kurtarma sonrasında Japonlar, Türkiye’ye minnetlerini sunmak için Türkiye’de Isuzu otobüs fabrikasını açarlar. Özellikle o kurtarılan 215 yolcu, bu iyiliği hiçbir zaman unutmaz ve her biri birer fahri Türk elçisi olarak çalışırlar. Bununla da yetinmeyen uzaklardaki kara gün dostlarımız, Türkiye’yi tanımak isterler, ülkemize ziyaretlerini arttırırlar. 90’lardaki Japon turist yoğunluğunu hatırlamayanımız yoktur sanırım.

Gün geçtikçe Japonya ile kültürel, ticari ve turizm ilişkilerimiz hız kazanır. 1999 Gölcük, 2010 Van Depremleri’ nde yüreğimiz yanarken dünyanın öbür ucundan yardım eli uzatır, bağışlar yapar, kurtarma ekibinde görevli olarak çalışırlar.

Ertuğrul Fırkateyni ile yıllar önce temelleri atılan dostluk ilişkileri artık iyice güçlenir. Türkiye, Japonya için dost ülke olur. Bu dostluğu daha da güçlendirmek ve gelecek nesillere de anlatabilmek için Ertuğrul Faciası’nın 125. yıl dönümünde Türk-Japon ortak yapımı bir film çekmeye karar verilir. “Ertuğrul 1890” adındaki filmde bu iki dramatik olay anlatılır. Film çekiminde kullanılacak olan uçak, Türk Hava Yolları filosunda bulunan Airbus 330 tipi bir uçaktır. Bu uçak, retro olarak adlandırılan, ‘pijamalı’ olarak da bilinen kırmızı çizgili 1985 yılında Türk Hava Yolları filosunun nostaljik renk ve logosuna boyanır. Uçağımıza da gemimizin battığı Japon balıkçı köyü Kushimoto’nun adı verilir. Tabeladaki üçüncü tarihin hikayesi budur.

Japon- Türk dostluk ilişkisi burada görünen tarihlerin de ötesinde hikayeler barındırır.

Kushimoto’da , Ertuğrul batar ve kara haberi alan yüzlerce insan ha bugün, ha yarın gazi denizcilerimiz gelir diye, Sarayburnu Limanı’nda umutla bekler. Bekleyenler arasında Kaptan Ali Bey’in eşi Ayşe Hanım da vardır. Ayşe Hanım hayatla boğuşur. Çocuklarıyla birlikte kaldıkları evde bir depremden kurtulur, başka bir eve yerleşirler. Bahtsızlığı bu ya, bir yangında da bu evlerini kaybederler. Eş, dost, bu kadıncağız ve çocuğuna yardım etmek ister. Oysa Ayşe Hanım öylesine gururludur ki, tıpkı eşi gibi, kabul etmez yardımları. Her zaman “Benim hazinelerim var “ diyerek kibarca reddeder tüm teklifleri. Etrafındakiler bilir ki, Ayşe Hanım’ın ne malı ne de mülkü vardır. Israr ederler, hazinelerini göstermesi için. Sandığından bir yemeniye sarılı hazinelerini çıkarır. Hazine dediği Ali Bey’in her limanda kendisine gönderdiği 32 tane aşk mektubudur. 

0100

Yıllar yıllar sonra Ayşe Hanım’ ın kızı Neyyire Hanım’ın bir oğlu olur. O kişi Hasan Âli Yücel’dir; eski Milli Eğitim Bakanımız, köy enstütülerinin kurucusu, binlerce kitabın çevirmeni. Hasan Ali Yücel’in de ikizleri dünyaya gelir; bir kız bir erkek.

Bir gün Hasan Âli Yücel, milli eğitim bakanıyken en başarılı, en yüksek notu alan bir öğrenci Avrupa’ya gönderilecektir, eğitim için. Ama  öyle bir şey olur ki, yapılan sınavda iki öğrenci tam puan almıştır ve kimin gönderileceği bilinemez. İki öğrenci Hasan Âli Yücel’in karşısına çıkarılır. Bakanımız, aynı puanı alan bu gençlere bakar ve içlerinden birine der ki, “ Sen gideceksin. ” Diğer genç itiraz eder, “ İkimiz de aynı puanı aldık, neden o gidiyor da ben gidemiyorum?” Milli Eğitim Bakanımız şöyle cevap verir: “ Sen gidemezsin, çünkü sen benim oğlumsun!” Hasan Âli Yücel, bir söz, bir laf olur diye kendi oğlunu, edebiyat dünyamıza birbirinden değerli şiirleri armağan eden şair Can Yücel’i göndermemiştir.

İnsanların, tarihlerin ve hikayelerin iç içe geçtiği güzellikler barındıran bu ortak geçmiş öyle kolay kolay unutulamaz, unutturulamaz. Ertuğrul’un batmasının 100. yılı ‘Japon yılı’ olarak kabul edilir ve 1990 yılına özel olarak pullar ve paralar basılır. 2003 yılında Japonya’da ‘Türkiye Yılı’ ilan edildiği gibi  2010 senesinde de  Türkiye’de ‘Japon Yılı’ olarak kutlanır.

Dostluğun ne demek olduğunu tüm dünyaya gösteren bu iki ülke yakınlaşmasının bundan sonra güzelliklerle devam etmesini umarken, Kushimoto’daki Türk mezarlığına dair bir rivayetten bahsetmek isterim. Derlermiş ki, ne zaman bir Türk, buradaki anıtı ziyarete gitse yağmur yağarmış. Bunu söyleyen insanlara göre bu, Türkleri gören şehitlerin ağlamasıymış. Bunun şimdiye kadar tek bir istisnası eski deniz kuvvetleri komutanı ziyareti sırasında yaşanmış. Bunu komutana sorduklarında “ Askerler, komutanlarının önünde ağlamazlar!” diye açıklamış.

Sevgiyle kalın!

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

Copyright © 2020 Tüm Hakları Saklıdır. Akhisar Kulis Haber Sitesinde yer alan tüm eserler (yazı, resim, görüntü, fotoğraf, video,vb.) kaynak gösterilmeksizin kullanılamaz.