AKHİSAR KULİS HABER

SEN DE Mİ BRÜTÜS!

SEN DE Mİ BRÜTÜS!
Melda Aslı( meldaasli@akhisarkulishaber.com )
Melda Aslı’nın kaleminden “Başka Açıdan” adlı fark yaratan yazıları her Pazartesi akhisarkulishaber.com’da.
04 Ekim 2021 - 1:14

Tam 31 yıl önce…

Kendi adına bir kargo geldiğinde, evinde değildir. İki kez uğrar kargoyu getiren kişi. Evde bulamayınca bir ihbarname bırakır. Anne telaşlanır. Kızı, annesine merak etmemesini, ertesi gün gidip kargoyu alacağını söyler ve öyle de yapar. Annesi bomba eğitimi aldığı için paketi ona uzatırken “Al, sana bomba getirdim. “der kızı muzipçe gülerek. Annesi uzanır pakete. Paketin ucu açılmış, kenarından kitap görünmektedir. Bilim kadını işte! Hayatı boyunca kitaplardan hiç korkmamıştır. Ne gelirse insanın başına cehaletten gelmektedir, bunu gayet iyi bilir. Paketi açmaya çalışır, kolay açılacağa benzemez. Anne yüreği… içine şüphe düşer. “Sen şöyle uzak dur” der evladına. Dayanamaz, evin üst katına çıkar. Sadece 30 saniye sonra büyük bir patlama… kızı koşarak üst kata çıkar anneciğini arar, bulamaz. Patlamada ne kapı kalmıştır ne de cam. Göz gözü görmez. Az sonra duman dağılınca yerde yatan annesini görür: bir kolu başının altından geçmiş havada sallanır, ucunda eli yoktur. Annesi hastaneye kaldırılırken sadece elinin değil, iki bacağının ve bir kolunun da olmadığını, gözünün de yerinde bulunmadığını fark eder.

Anneciği, biricik anneciği Bahriye Üçok, kaldırıldığı hastanede 6 Ekim 1990 tarihinde yaşamını yitirir. Ve ‘Türkiye’de suikasta kurban giden ilk anne’ olarak tarihe geçer.

Değerli bilim insanı Doç. Dr. Bahriye Üçok, Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nin ‘ilk kadın’ öğretim üyesiydi. Ankara Dil Tarih ve Coğrafya Fakültesi’nin Ortaçağ ve İslam Bölümü’nde aldığı eğitimin yanında Devlet Konservatuvarı Opera Bölümü’nü de başarıyla tamamlayarak iki fakülteden mezun olabilecek kadar zeki, aynı zamanda yetenekli bir insandır. İyi derecede Arapça, Farsça ve Fransızca bilen Üçok, İslam dinini çağdaş, ılımlı felsefeyle yorumlayan bir kadın ilahiyatçıydı. Kadın haklarının İslam tarihindeki yerinden bahsederek insanları bilgilendirmeye çalışmıştır. Atatürk’ün bu konudaki çalışmalarını anlatmış, aydınlatmıştır çevresini, kitaplar yazmıştır. Tarihçi, siyaset bilimci ve politikacıdır aynı zamanda.

Kesinleşmemekle birlikte İslami bir terör örgütü tarafından üstlenilen saldırı sonucu yaşamını yitirmiştir. Tıpkı aynı yıl,1990, kendisi gibi suikasta uğrayan Prof. Dr. Muammer Aksoy, Çetin Emeç ve Turan Dursun gibi.

Henüz 6 yaşındayken Kuran-ı Kerim’i hatmeden önemli bir İslam uzmanıydı. Ölümünden 2 yıl önce kendisiyle yapılan bir söyleşide her gün namaz kıldığını belirtmişti. Ne kendisini öldürenlerle aynı dine inanıyor olmak ne de aynı Yaradan’a tapmak yeterli olmuştu hedef olmamak için. Çünkü terör ne din dinliyordu ne millet ne de cinsiyet.

Bahriye Üçok suikasti ne ilkti ne de son oldu ne yazık ki…

Toplumda kargaşa çıkarmak, devletin gücünün zayıf olduğunu düşündürtmek amacıyla devlet büyüklerine, askeri liderlere, toplum tarafından sevilenlere ve gerçekleri örtmek, tahammül edememek gibi sebeplerle aydınlara; kıskançlık sebebiyle eş ve sevgililere yöneltilmiştir ölümün soğuk silahı.

Tarih boyunca hemen hemen her ülkede her milletten insan arasında yaşanmıştır suikastler.

Bilinenlerin ilki ise; Hz Adem’in çocuklarından Kabil’in kardeşi Habil’i öldürmesidir.

Tarihteki bazı şahsiyetler, o suikastler yaşanmasa belki de hiç bilinmeyecektir. Roma’nın en namlı imparatoru Jül Sezar (MÖ 44) savaştaki kahramanlıklarından çok, uğradığı suikast ile tanınır. Bir bilgiye göre öz oğlu, başka bir bilgiye göre de evlatlığı olan Brütüs tarafından öldürülür. “Sen de mi Brütüs!” sözü buradan gelmektedir.

Suikastlar, İslam tarihinde de önemli yer tutar. Dört halifeden üçü; Hz. Ömer (644), Hz. Osman (656) ve Hz. Ali (661) de suikast sonucu şehit olurlar.

Anadolu’nun güçlü devleti Selçuklu Devleti’nde Sultan Alparslan’dan, Nizam- ül Mülk (1092)’ten tutun da Osmanlı Devleti’ne kadar pek çok sultan, vezir suikasta uğramıştır. Çin İmparatorluğu’nun entrikalarla dolu tarihinde de fazlasıyla rastlanır suikastlara.

Avusturya-Macaristan veliahdının bir Sırp milliyetçisi tarafından öldürülmesinin ardından 1. Dünya Savaşı’nın başladığını ise hepimiz biliriz.

Hayatını Hindistan’ın kurtuluşuna adayan, siyasi ve ruhani lider Mahatma Gandhi (1948) evinin bahçesinde gece yürüyüşü yaparken, ne yazık ki uğrunda savaştığı halkından biri tarafından öldürülür.

ABD başkanlarından Abraham Lincoln (1865) ve yine bir başka ABD başkanı John Kennedy (1963) aynı şekilde suikasta uğramıştır.

Özellikle siyahilerin hakkını savunan ABD’li insan hakları savunucusu, rahip Martin Luther King (1968) fikirlerini beğenmeyen beyazlar tarafından öldürülmüştür.

Sinema dünyasının unutulmaz filmlerini çeken İtalyan yönetmen Pier Paolo Pasolini (1975) de cinayete kurban gitmiştir.

The Beatles müzik grubunun üyesi, İngiliz müzisyen John Lennon (1980) bir hayranı tarafından öldürülür, hatta ölümünden 5 dakika önce hayranına imza verirken çekilmiş fotoğrafları da vardır.

 Dünyaca ünlü iki modacıdan Gianni Versace (1997) yine bir hayranı tarafından ve Maurizio Gucci(1995) ise eski eşi tarafından öldürülmüştür.

Pakistan’ın kadın lideri Benazir Butto (2007) da tıpkı darbe sonrası idam edilen babası gibi öldürülmüştür.

İslami Devrim Muhafızları Ordusu’nda tuğgeneral, üniversitede fizik profesörü olan Muhsin Fahrizade (2020) Tahran’da suikasta uğrayanlar arasındadır.

Herhangi bir konuda başkanlık, önderlik yapan siyasilerden tutun da sanatçısından modacısına kadar pek çok kişi uğramıştır suikasta. Kimisi en yakınındaki eşi, dostu, kimisi hayranı tarafından.   Burada bahsedilenler dışında binlerce daha suikast vardır. Bu girişimlerin kimi başarılı olmuş kimi alınan güvenlik önlemleriyle kimi de tesadüfi olarak engellenebilmiştir.

Ne kadar alçakçadır, fikirlerin konuşmadığı yerde silahların konuşması. Kimin hakkı vardır bu kutsal yaşamları sonlandırmaya? Hangi inanç, hangi fikir ve hangi haklı gerekçe bu insanların ölümünü açıklayabilir ki? Ve hangi teselli geriye kalan yüreklerdeki koru söndürür?

Sevgiyle kalın!

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

Copyright © 2020 Tüm Hakları Saklıdır. Akhisar Kulis Haber Sitesinde yer alan tüm eserler (yazı, resim, görüntü, fotoğraf, video,vb.) kaynak gösterilmeksizin kullanılamaz.