AKHİSAR KULİS HABER

ŞİMDİ YENİDEN AYAĞA KALKMA ZAMANI

ŞİMDİ YENİDEN AYAĞA KALKMA ZAMANI
Esra Kurtuluş( esrakurtulus@akhisarkulishaber.com )
Sosyal Çalışmacı, Çocuk Gelişim Uzmanı ve Nefes Terapisti Esra Kurtuluş’un kaleminden “Şifa Tanecikleri” adlı fark yaratan yazıları her Çarşamba akhisarkulishaber.com’da
04 Ağustos 2021 - 2:11

Saygınlık…
Ortaya koyduğunuz her şeyde, olduğunuz her halde saygınlık.
Hayat, koca memeli bir anne gibi ders vermeye devam ediyor.
Mevcudiyetin tanınması, saygınlığı, varoluşsal hakkı ve varoluşuna saygı kişinin kendine, yaşama ve diğerlerine olan itibarını güçlendiriyor.
Buna değersizlik de diyebilirdik.
Değersizlik geçici, yeri doldurulabilir gibi geliyor.
Değersizlik ve buna duyduğun inanç, gerçekleştirdiğin her işi, olduğun her hali de değersizleştiriyor. Bu daha da aşağıda bir şey, çamur içinde, telafisi olmayan bir duygu.

Alnının tam ortasına dövme yaptırılmış, ayağına pranga takılmış, sırtına etiket basılmış bir köle gibi…
Gizleneceğin hiçbir yerin olmadığı, her durumda kabak gibi göründüğün bir vaziyet.
Bir dilencilik, bir aşağıdalık…
Değersizlikten farkı, itibarınızı elinizden alanlara bir şekilde bağlı ya da bağımlısınızdır. Sizde çürükler oluşturanlar, kurtarıcınız gibi görünebilirler.

Onarmanız, şifalandırmanız gereken yerdir orası.
Değersizlikte, kendi değerinizi başka yerlerden azami doldurabilir, sizi değersiz kılanları düzeninizden çıkarabilirsiniz.
Aksini kanıtlayabilmek mümkün.

Değerinizle…İtibarınız sarsıldığında ve hatta dünyaya geldiğiniz andan itibaren itibarsız olduğunuzda aksini kanıtlayamazsınız. Fakat değersizleştirildiğinizi görebilirsiniz. Ve bu gerçekten ağrılıdır.
Burada bir kopuş vardır, burada bir sınıf ve ayrışma vardır. Gerek aile içinde, gerekse toplumlar içinde. İtibarsızlaştırma, insanlığın en kirli iftiralarından, en görünmez kelepçelerindendir. Ve bunu öğrenenler, yalnızca bununla savaşırlar. Değeri, itibarsızlaştırarak kazanırlar. Gerçek bir savaşa bile girmezler. Kadınlar, çocuklar, erkekler, toplumlar, meslekler, haller itibarsızlaştırıldı. Değeri düşürülmedi, yok sayıldı, yerin altına gömüldü. Canlılar, varoluş itibarsızlaştırıldı. İnançlar, sevgi, saygı itibarsızlaştırıldı. Değersizlik, insanlığın elinden varolma hissini alıyor. Kendisine tasma takıp ucunu bir başkasının eline veriyor. Burada oyun yok.

Çocukluğunda varlığına dair bir kabul görmemiş, söz sahibi olamamış, varoluşu zarar görmüş ve bu zarar sürekli olarak devam etmişse bir bireyde; kendi değerini , gücünü, kendine olan inancını ortaya koyamaz. Kendi düşüncesini dile getiremez. Yetersizlik hissinden kolaylıkla kurtulamaz. Çünkü yaptığı her eylem boşluğa atılmış bir pamukçuk gibi ağırlıksız ve yersiz kalır kendi gözünde. Ve bu bireyler sağlıklı bir tartışmaya giremez, fikir ayrılıklarında orta yolu bulamaz, onay alamadıklarında oluşan duyguyla  baş edemezler. Bu yüzden kendilerine yapılanı yaparlar, karşısındakileri itibarsızlaştırarak kendi durumlarını görülmez veya değerli durumuna geçirirler. Tabiki yine kendi gözlerinde. Herkese, her şeye karşı bir düşmanlık beslemeye meyillidirler, özellikle de rekabet etmek, göz önünde olmak ve bir şekilde başarı sağlamak isteniyorsa…Savunma mekanizmaları budur. Yok olan bir kişinin sınırı da olmayacağı için, sınırlarını korumak için dışarı saldırır. Hem değersizdir, hem de değersizleştirir.
Bu şekilde toplumlar ayrıştırıldı. Bu şekilde ışıl ışıl insanlar kendilerini fark edemeden göçüp gitti. Bu şekilde topraklar ayrıldı. Bu şekilde ırkçılık başladı. Bu şekilde insanlık parçalandı. Bu şekilde insan doğadan, yaşamdan koptu.

Köylü olmaktan utanılan günleri de gördük biz, kültürümüzden, inancımızdan utandığımız günleri de…
Ve itibarsızlaştırmaya devam ediyoruz.Artık buna bir son verme zamanı. Hayatın her zerresinden , yaşamsal haklarımıza, varlığımıza, insanlığımıza itibarsızlık edilmesine izin vermeyi bırakmamız gerekiyor. Önce biz yapmayarak, önce insanların emeklerine, çabalarına, oldukları hallerine saygı duyarak, onların, “kendimiz dışındakilerin” yaşamdaki yollarına ve şekillerine saygı duyarak…Ardından kendi yörüngemizde, kendi hissimize, düşüncemize, emeğimize, gönlümüze saygı duyarak. Bu hudutları ne olursa olsun, kim olursa olsun çiğnetmeyerek.Varım ve buradayım diyerek!Buradayız çünkü ve varız…

Öncelikle kendimizle bir olalım ve o değeri biz verelim kendimize.Bu yaşamdaysan, şu anda bir şekilde nefes alıyorsan, söz söylemeye, istediğin gibi yaşamaya hakkın var.Sen varsın ve yaşam da hakkın. Ne olursa olsun.Sen var olduğun zaman, diğerleri de görünür olacak güzel kalpleriyle gözüne. İnsan olmasına gerek olmayacak “can” demek için.Önce sen görünür ol kendine, sonra tüm yaşam bir olur seninle.

Alev alev yanan için, alev alev yakıyor dünyayı. Görünür ol ve gör artık. Sınırını çiz ve ayağa kalk. Yaşam senin, hayat senin, yer senin, gök senin, toprak senin, ağaç senin, su senin… Tarih senin, dünya senin.Neye sahip olduğunu bil, kim olduğunu hatırla ve kalk ayağa!Şimdi tam zamanı.
Hepimize geçmiş ve şifa olsun…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

Copyright © 2020 Tüm Hakları Saklıdır. Akhisar Kulis Haber Sitesinde yer alan tüm eserler (yazı, resim, görüntü, fotoğraf, video,vb.) kaynak gösterilmeksizin kullanılamaz.