AKHİSAR KULİS HABER

ZAFER BAYRAMI

ZAFER BAYRAMI
Melda Aslı( meldaasli@akhisarkulishaber.com )
Melda Aslı’nın kaleminden “Başka Açıdan” adlı fark yaratan yazıları her Pazartesi akhisarkulishaber.com’da.
30 Ağustos 2021 - 4:38

Tarih derslerinde defalarca kez dinlememize rağmen, yine de unuttuğumuz bir zaferdir Büyük Taarruz. Ne yazık ki, millet olarak geçmişimiz pek çok savaşlarla doludur. Ne yazık ki diyorum, çünkü Anadolu demek, bereketli topraklar demektir, müthiş medeniyetler demektir. E böyle olunca da namerdin hep gözü kalmıştır. Havasından mı suyundan mı bilinmez, bu topraklar üzerinde de birbirinden aziz kahramanlarımız yaşamıştır. Onların kahramanlık öykülerinden birini anlatsam diğerine haksızlık etmiş gibi hissederim. Ancak yer kasıtlı olduğundan bu yazımda etkilendiğim birkaç ayrıntıdan bahsetmek isterim.

 I. Dünya Savaş’ından mağlup ayrılan Osmanlı Devleti dağılmış, Yunan ordusu topraklarımızda adeta cirit atmaktadır. Birçok şehrimiz işgal altındadır. Türk ordusunun silahına el konulmuştur. İtilaf devletleri Türkleri, İstanbul ve Anadolu’dan tamamen atmak istemektedir. Osmanlı Devleti, yaşananlara seyirci kalmaktadır. Ülkemin her karış toprağı işgal altındadır. 11 yıldır savaşın içinde olan milletimiz artık tükenmek üzeredir. Türk ordusu memleket imkanlarını sonuna kadar kullanarak toparlanmaya çalışır. Anadolu halkı, kağnısından atına, çarığından çorabına kadar elinde avucunda ne varsa ordunun emrine vermiştir. Artık harekete geçmek gerekmektedir.

Mustafa Kemal, 12 Ağustos 1922’de cephe karargahına giderek ordusunun başına geçer. Cephede teftiş yaparken bir taşın üzerine düşer ve üç kaburga kemiği kırılır. Doktorlar “İstirahat etmek zorundasınız.” dediğinde, kaşlarını çatar ve “İstirahat için vakit yok, doktor bey!” der ve cepheye geri döner. Kaburgaları sarılı bir şekilde Yunan askerlerini bekler. Geleceklerini biliyordur. 

Dediği gibi de olur. Yunan ordusu, İngilizlerin de desteğini alarak 100.000 asker ile 45.000 kişilik Türk ordusuna karşı taarruza geçer.

Mustafa Kemal, durmadan çalışır ne yapıp edip düşmanı ülkesinden atmalıdır; bu millet Yunan’a esir düşmeyecektir.

26 Ağustos sabahında Büyük Taarruz emrini verir, 30 Ağustos günü Başkomutanlık Meydan Savaşı zaferle sonuçlanır.

Zaferden sonra Atatürk, Karşıyaka’da kalacağı evin önüne gelir. Kapısının önünde zamanında Türk bayrağını ayakları altına alıp çiğneyen Yunan kralı Konstantin’in intikamını alması için Yunan bayrağının yere serildiğini görür. Atatürk bir adım bile atmaz.  “Bir ulusun bayrağı çiğnenmez.” diyerek bayrağı yerden kaldırtır, öyle girer içeriye.

Asker olarak savaş meydanında bulunan Halide Edip Adıvar, bir top mermisinin açtığı çukura gömülmüş Türk ve Yunan askerlerinin cesetleri arasında toprağın üstünde sancağı dimdik tutmakta olan bir askerin havadaki katılaşmış kolunu görünür ve Mustafa Kemal’e gösterir. Mustafa Kemal, bundan çok etkilenir. 30 Ağustos 1927 tarihinde “Meçhul Asker Anıtı’nı diktirtir.

Bu zafer şanlı, onurlu Türk ordusunun ve fedakâr halkının; canı pahasına bayrağı yere düşürmeyen askerlerimizin ve o bayrak için canını veren yüzbinlerce şehidimizin yazdığı bir destandır. İşte bu sebeple, 30 Ağustos Zafer Bayramı, ülkemde ve yavru vatan Kıbrıs’ta her yıl büyük coşkuyla kutlanmaktadır. Bayramımız kutlu olsun!

Sevgiyle kalın!

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

Copyright © 2020 Tüm Hakları Saklıdır. Akhisar Kulis Haber Sitesinde yer alan tüm eserler (yazı, resim, görüntü, fotoğraf, video,vb.) kaynak gösterilmeksizin kullanılamaz.